Toplumsal Cinsiyet Eşitliğine dair görüşlerimiz
TOPLUMSAL
CİNSİYET EŞİTLİĞİ
İnsan
hakları alanında önemli bir konu olarak toplumsal cinsiyet eşitliği farklı
cinsiyetlere ve cinsel yönelimlere sahip bireylerin kamusal ve özel yaşamın tüm
alanlarına eşit ölçüde yetkinleştirilmiş şekilde eşit katılımları anlamına
gelir. Bu, iki cinsin de aynı olduğu anlamına gelmez; söz konusu olan, iki
cinsin insanlık onuru ve hakları açısından eşit olmasıdır.
İnsanların
belli özelliklerinin öne çıkarılıp diğer ayrımların ona/onlara bağlı kılınması,
bu nedenle farklı muameleye maruz bırakılmalarıdır. Ayrımcılık yapan kişi, karşısındaki kişiyi
tek bir niteliğiyle değerlendirmektedir.
Cinsiyet ayrımcılığı; birey olarak var olma hakkını elinden alır,
bireyin özgürlük, eğitim, seyahat… Haklarını ihlal eder, bireylerin yaşam
kalitesini azaltır ve şiddeti yaygınlaştırır, normalleştirir.
Cinsiyete
Dayalı Ayrımcılık
v
Toplumun bireye
yüklediği cinsiyet rolleri ya da normları dolayısıyla bireyin maruz kaldığı
ayrım, dışlanma ya da kısıtlanmadır.
v Cinsiyet
Ayrımcılığı kadınlara, LGBT+ bireylere yönelik şiddet, cinsel taciz, güç
dengesizliği ve ikincil konumu doğurur.
Ayrımcılık
Türleri
v Ayrı
tutma
v Ayrımcılık talimatı verme ve bu talimatları
uygulama
v İşyerinde
yıldırma (mobbing)
v Mağdurlaştırma
v Çoklu ayrımcılık
v Doğrudan
ayrımcılık
v Dolaylı
ayrımcılık
Cinsiyete
Dayalı Ayrımcılık Çeşitleri
v Mizojini : Kadınlara yönelik nefret, korku, düşmanlık
v Androfobi: Erkek düşmanlığı ve erkek korkusu
v Homofobi: Eşcinsellere yönelik nefret,
düşmanlık
v Transfobi : Trans bireylere yönelik nefret,
korku
v
Bifobi:
Biseksüel kişilere yönelik nefret, düşmanlık.
Yorumlar
Yorum Gönder