POLGE grubunun LGBT+ görüşleri
LGBT+
Günümüzde
LGBT+ ilgili yasalar ülkeden ülkeye, bölgeden bölgeye çok büyük farklılık
göstermektedir. Bazı AB ülkelerinde bu konuda yasa bulunmakta ve eşcinsellerin
toplum içinde var olmasına yönelik hakları tanınmaktadır. Fakat Avrupa
ülkesinin büyük çoğunluğunda bu haklar olmayıp LGBT+ bireyleri yok sayılmakta
veya görmezden gelinmektedir. Bu ülkelerde LGBT+ bireyler homofobik
toplum tarafından ötekileştirilmekte, dışlanmakta hatta psikolojik baskı
uygulanarak bu bireylerin kendisini toplumdan soyutlamasına, gizlemesine neden
olmaktadırlar.
Homofobik bireyler, kendi değer yargılarından farklı her tür davranış, kimlik,
ilişki ya da topluluğu inkar eden, olumsuzlayan ve damgalayan bir bakış açısı
ile; eşcinselliği görünmez kılarak, bunu yapmayı başaramadığında ise, LGBT+
bireylerini değersizleştirerek, bastırarak ya da damgalayarak ötekileştirme
yoluna gider. Bu ötekileştirme ülkelerin toplumsal bağlamları, değerleri ve
sosyokültürel yapısıyla yakından ilişkilidir. Bu sebeple homofobik
bireylerin LGBT+ bireylerini benimsemesi, fikirlerinin ve toplumsal
algının değişmesi kısa zamanda mümkün değildir. Bu süreçte toplumun kendi
belirlediği normlar dışında gördüğü cinsel yönelimden dolayı LGBT+ bireylere yönelik
nefret söylemleri, temel hak ve özgürlüklere erişimde engeller, insan hakları
ihlallerine sebep olmaktadır.
Bu
olumuz algının minimilize edilmesi, sürecin kısaltılması ve LGBT+ bireylerin
her alanda görünür kılınmaları için LGBT+ hakları ve insan hakları
alanında çalışma yapan yerel, ulusal ve uluslararası sivil toplum örgütleri ve
gençlik alanında çalışan kurumlara büyük görev düşmektedir.
Norveç 1981 yılında cinsel yönelim ve
cinsiyet kimliğine yönelik ayrımcılığa karşı kanun çıkaran dünyanın ilk ülkesi
olma unvanına sahiptir. 1993 yılından itibaren hemcins çiftler
birlikteliklerini kayıt altına alabilirken 2009 yılında cinsiyet nört evlilik
yasasını onaylanarak evlilik kurumu cinsiyetten bağımsız bir özellik
kazanmıştır. Aynı yıl çiftlere evlat edinme ve lezbiyen çiftlere de sunni
döllenme yoluyla çocuk sahibi olma hakkını vermiştir.
Eşcinsellik 1791’den beri
Fransa’da yasaldır. 1999’dan itibaren eşcinsel ilişkiler Medeni Dayanışma
Sözleşmesi (Pacte civil de solidarité) ile
tanıdı. Eşcinsel evlilik ve eşcinsellerin evlat edinmesiyle ilgili yasalar
2003’de kabul edildi. Fransa’da tüm eşcinsel karşıtı ayrımcılıklar yasaktır.
Aynı zamanda LGBT+ hakları toplumsal cinsiyet
eşitliğinin bir parçasıdır. Toplumsal cinsiyet eşitliği insan hakları
konusudur. Özgür ve demokratik toplumun temeli olduğu kadar, özgürlük ve
gelişmişliğinde köşe taşlarındandır. Dünya Ekonomik Forumu ve Eurostat 2017
verilerine göre, cinsiyet ayrımı her alanda mevcuttur. Bu verilere göre,
genellikle kadınlar haklarına erişim konusunda erkeklerin daha gerisinde
kalmaktadır. Bu verilere göre 144 ülke arasında her alanda cinsiyet ayrımında Norveç
2. sırada Fransa 11. sırada, Litvanya 28.sırada, Çekya 88. sırada, Türkiye 131.
sırada yer almaktadır. Türkiye’nin bu kadar gerilerde olmasından dolayı başta
sivil toplum olmak üzere herkes üzerine düşeni yapmalı, gerekli durumlarda
sivil toplum baskısı oluşturularak kanun yapıcılar etkilenmelidir.
Yorumlar
Yorum Gönder