POLGE Ekibinin KORUYUCU AİLE (Travmatik Geçmişe Sahip Gençler) ilişkin görüşleri
KORUYUCU
AİLE (Travmatik Geçmişe Sahip Gençler)
Koruyucu
aile hizmeti, herhangi bir sebepten ötürü biyolojik ailesinin yanında
kalması mümkün olmayan çocukların, uzun veya kısa süreli olarak, ücretli veya
gönüllü statüde, devlet denetiminde, aileler tarafından kendi aile ortamlarında
bakılması ve yetiştirilmesidir.
Kuşkusuz
her çocuk için en sağlıklı ortam kendi biyolojik ailesinin yanıdır. Ancak
çeşitli sosyal ve ekonomik zorluklarla zayıflayan ve dağılan aileler, ya da zihinsel,
bedensel, psikolojik sorunları nedeniyle aile bütünlüğünü sağlayamayan aileler
çocuklarının ihtiyaçlarını karşılayamaz, onlara bakamaz hale
gelebilmektedirler. Bazı çocuklar ise biyolojik aileleri tarafından ihmal ve
istismara uğramakta olup, sağlıklı gelişimi acısından biyolojik aileden
uzaklaştırılması acil önem teşkil etmektedir. Hangi gerekçe ile olursa olsun
ailesinden ayrılarak kurum bakımı altına alınmış olan çocuklara verilebilecek
en iyi hizmet, onun kendi ailesinin yanında bakımının sağlanabilmesi için
gerekli koşullar sağlanana kadar başka bir aile yanında bakımlarının
sağlanmasıdır. Çocuklar ancak düzenli olarak ihtiyaçlarının karşılandığı,
korunup sevildikleri ve bağlanabildikleri yetişkinler aracılığı ile aile ortamı
içerisinde yaşadıkları travmaları atlatabilmekte ve sağlıklı olarak
gelişebilmektedir.
Korunmaya
ihtiyacı olan çocuklar, korunma altına alınmadan önce ya da korunma altında
iken çeşitli travmatik deneyimler yaşayabilmektedir. Çocukların yaşadıkları
olumsuzluklar onların zihinsel, bilişsel gelişimleri ve algılamalarının,
akranlarından geri kalmasına neden olabilmektedir. Korunmaya ihtiyacı olan
çocuklar yaşamış oldukları olumsuz deneyimleri nedeniyle, yetişkinlerle güven
temelli ilişkiler kurarken zorlanmakta, kendilerini suçlama, başarısızlık gibi
olumsuz duyguları yoğun olarak yaşayabilmektedir. Bu durum, koruyucu aileye
yerleştirilen çocuklar ile aile arasında ciddi uyum sorunları yaşanmasına neden
olmaktadır.
Koruyucu
Aile Hizmetinin Yasal Dayanağı :
2
Eylül 1990 tarihli Çocuk Hakları Sözleşmesi ile koruyucu aile hizmeti daha da
önem kazanmıştır. Bu sözleme POLGE projesinin ortağı olan Norveç, Türkiye,
Çekya, Fransa ve Litvanya tarafından imzalanmıştır. Koruyucu aile yönetmeliği her ülkenin ilgili bakanlığı yada genel müdürlüğü
tarafından yürütülmektedir.
Koruyucu
Aile Bakım Modelleri :
Koruma
altına alınan çocuklara yönelik geliştirilen bakım modelleri, ülkeden ülkeye ve
o ülkenin sosyoekonomik kültürel yapısına bağlı olarak değişim göstermektedir.
Korunmaya ihtiyacı olan çocuklar için bakım ve koruma öncelikle, kurum bakımı
olarak çocuk yuvası, yetiştirme yurdu gibi kuruluşlarda sağlanmıştır. Ancak,
bugün AB, Norveç ve Türkiye’de de büyük ve kalabalık bakım evlerinin
kapatıldığı bilinmektedir. Buna karşın özellikle üçüncü dünya ülkeleri başta
olmak üzere gelişmekte olan ülkelerde çocuk yuvaları ya da yetiştirme yurtları
gibi kurumsal modellerin halen yaygınlığını koruduğu bir gerçektir.
Avrupa’da koruyucu aile yanına verilen yabancı
(göçmen, mülteci) çocukların yoğun bir kültürel
asimilasyona maruz kalıp kalmadıklarıyla ilgili sorunlar yaşanabilir. Bunu
önlemek için kültürleri içeren bakım modelleri oluşturulması önemlidir. Şu an
için geçerli olan koruyucu aile hizmeti içerisinde dört farklı tip
bakım modeli bulunmaktadır:
1- Süreli koruyucu
aile
2- Akraba veya yakın
çevre koruyucu aile modeli
3- Geçici koruyucu
aile modeli
4- Uzmanlaşmış
koruyucu aile
Bu
modele beşinci olarak “Kültürel koruyucu aile” modeli eklenmelidir.
Kimler
Koruyucu Aile Olabilir ?
Koruyucu
aile olmak isteyen kişi ve ailelerin sahip olması gereken bazı unsurlar
bulunmaktadır. Bu unsurlar ülkeden ülkeye değişiklik göstermektedir. Örneğin
koruyucu aile olmak için bazı Avrupa ülkelerinde belirli bir yaş ve eğitim bir
ön koşul iken, bazılarında değildir. Bazı ülkeler için daha ekstra prosedürde
uygulanmaktadır.
Bir
çocuğun koruyucu aile yanına yerleştirilmesindeki amaç;
•
Çocuğun şefkatli ve destekleyici bir aile ortamında korunarak yeterli bakımı
alması,
• Çocuğun çok erken yaşta karşılaştığı ayrılıkla
baş edebilmesi ve olumsuz yaşam deneyimlerinden kaynaklanan duygusal
sorunlarının iyileştirilmesi,
• Çocuk için karmaşık ve sorunlu olan bir
dönemde özenli davranılarak çocuğun bu dönemi örselenmeden geçirmesinin ve
normal hayatını devam ettirmesinin sağlanması,
•
Çocuğun geleceği için kalıcı bir planın geliştirilmesi ve hayata
geçirilmesidir.
Koruyucu
aile bakımında olan çocuklar, davranış ve sağlık sorunlarının ortaya çıkması
açısından riskli gruplardır ve oldukça da hassastırlar. Bu nedenle yerleştirme
öncesinde iyi bir hazırlanma sürecinin tamamlanması gerekir.
Ailelerin
çocuğun uyum sorunlarına çözüm bulmada yetersiz kalması, farklı yaşam
deneyimlerinden gelen korunmaya muhtaç çocuğu ele almada, uygun anne baba
tutumları sergilemede yetersiz olmaları ve uygun olmayan tutumlarla sorunların
üstesinden gelme çabaları farkında olmadan çocuğu örselemeleri gibi önemli bir
sorunu gündeme getirmektedir. Bu durumlar, hem ileride ortaya çıkması olası
sorunların önlenmesinde, hem de koruyucu aile hizmetlerinin profesyonel olarak
belli bir standartta yürütülmesinde, değerlendirme ve yerleştirme sonrası
izleme gibi önemli iki boyutun da ciddi bir yapılanma ile uygulamaya
konulmasının önemini göstermektedir. Bu nedenle koruyucu ailelerin yerleştirme öncesinde
incelenmesi ve değerlendirilmesi aşamasında eksik kalan yönler olduğunda
travmatik yaşam öyküsü olan çocuğun ciddi anlamda örselenmesine neden
olabilmektedir.
Yorumlar
Yorum Gönder